Teknotel’in Telehouse, Teknotel Telekomünikasyon ve Teknotel Enerji adını taşıyan şirketleri bulunuyor. Peş peşe iki yıl bu şirketlerden Teknotel Telekomünikasyon’a ait iki ofis katının tasarım ve uygulaması üzerinde EETA çalışma fırsatı bulmuş. Emir Elmaslar çalışmaların gerçekleştiği binadan ve bağlamdan şu şekilde söz ediyor: “Teknotel’e ait bu bina 20 yıl kadar önce, Anadolu yakasının Merkezi İş Alanı (MİA) olarak gelişmeye başlayan Kozyatağı’nda, MİMAT (Abdurrahman Hancı ve Yalçın Çıkınoğlu) tarafından tasarlanmış. Kozyatağı E-5 yan yolu üzerinde bulunan bu sekiz katlı yapı, arsa üzerinde yer alan ağaçlar olduğu gibi korunarak yapılmış. Ağaçların etrafında açılan geniş kuranglezler (ışık bacası) bodrum katlarının hem gün ışığından yararlanmasını hem de bir yeşil banda bakmasını sağlıyor. 1990’lı yılların tipik modern büro yapılarına benzemekle beraber, mimarlarının incelikli modernist çizgilerini yapı üzerinde okumaktayız. İşte tüm bu özellikleri nedeniyle bu bağlam içinde bir iç mekân tasarımı gerçekleştirme olanağı 2014 yılında ortaya çıktığında genç bir tasarımcı olarak epey heyecanlanmıştım.” Binanın zemin katında yer alan Teknotel Ofis-1’de değişen koşullar ve ihtiyaçlara yönelik olarak bir çalışma gerçekleştirilmiş. Burası şirketin teknik elemanları için tasarlanan bir hacim. Herkes bilgisayar başında çalışmakta. Asılı 6 adet ekran vasıtasıyla müşterilere giden internet verileri takip ediliyor. Çalışanların dolaba pek ihtiyaçları yok çünkü klasörleri yok… Emir Elmaslar Tasarım Atölyesi 2015 yılında ise birinci katta yer alan Teknotel Ofis-2 üzerinde çalışmış. Burası şirketin idari kadrosu (genel müdür, yönetim danışmanı, muhasebe, satış bölümü ve pazarlama bölümleri) için tasarlanmış. Bu ekibin ise ilk ofise oranla depolama alanına daha fazla ihtiyacı varmış. Binanın diğer katları şirketin diğer ortakları tarafından kullanılıyor. Teknotel Ofis-1 katı, 19 teknik personelin çalışmasına olanak verecek şekilde tasarlanmış. Tasarıma başlarken şirketin veri depolama ve internet sağlayıcılığı gibi somut olmayan işlerine atıfta bulunma, bu soyut sistemi görünür kılma, adeta bir makinenin iç aksamlarının incelenebildiği (cam kutu içindeki bir makine gibi) bir hissiyat uyandırma amacı taşıyor. Bu hissiyatı açık tavan düzenlemesi içinde uçan ahşap paneller ve tüm mekanik alt yapının tavanda gizlenmeden yer almasını sağlamış. Duvardaki gri bant aksında yer alan uçan ahşap paneller, beyaz duvar katmanına bir sınırlama getiriyor. Tüm mekân dururken tavanda devinen ahşap paneller makine içinde akan verileri simgeliyor. Mekân artık ofis olmaktan çıkıp devinim gösteren bir makine. Tavana borularla bağlı 6 adet ekran vasıtasıyla burada çalışanlar müşterilere giden ve gelen veri ve sinyallerin akışını kontrol ediyor. Masalar altışar kişilik Workstation olmak üzere üçerli gruplar halinde mekân içinde yer alıyor. Tüm elektrik ve ups kabloları ise üzeri akustik keçe katman halı kaplı ve yangına dayanıklı kalsiyum sülfat yükseltilmiş döşeme olan sistemin altından geçip masalara bağlanıyor. Üç cephesi cam olup dış mekândan yeterli doğal ışığı reflekte camlar sayesinde kontrollü bir şekilde içeri alan mekân, cam kutu içinde makine, projenin tüm anlamıyla düzgün çalışan bir makine olduğunu ve bu makinenin işleyişini tüm çıplaklığıyla ve cesaretiyle göstermek üzerine kurulmuş. Bu çalışmanın devamı niteliğinde olan bir üst kattaki ofis tasarımı ise zemin katı uygulamasının bitimini takiben yaklaşık 6 ay sonra başlamış. Burada ise şirketin idari bölümleri için yeni bir mekân ihtiyacı doğmuş. Ne yazık ki, bu kat zemin katının sahip olduğu yüksekliğe sahip değilmiş. Buradaki mevcut asma tavan kaldırılarak 270 cm’e varan mevcut iç mekân yükseklikleri ortaya çıkarılmış. Masalara giden ups ve data hatları zeminde daha önceden bulunan elektrik kanallarından geçerek masalara bağlanmış. Tavanda yer alan aydınlatma armatürlerine giden hatlarla, kameralar için bırakılan hatlar ise ofisin tüm cephesi boyunca yer alan ve daha önce Mİ- MAT tarafından tasarlanmış mekanik sistemin geçtiği bölüm içine alınıp mevcut tavanı kesintisiz bir şekilde kullanma olanağı sağlamış. Mekanik sistemin cephede geçtiği hat korundu, değişen mekân ihtiyacına yönelik eklemeler yapılmış. Ofisteki kullanıcıların ihtiyacı doğrultusunda depolama alanları ve arşiv kısmı oluşturulmuş. Ofisin girişiyle bina koridorunun ortak hacmi burada hem seperasyon hem de depolamaya katkı sağlamak adına bir duvarla değil özel bir dolap ünitesiyle bölünmüş. Dolabın bir kısmının havaya kalkmasıyla koridor daha çok ışık alan bir hale gelmiş; aynı zamanda üst ve alt katlardan merdivenle buraya erişen kullanıcılar için ofisin algısı çoğaltıldı ve mekân çeperinde elde edilen şeffaflıkla daha ferah alanlar oluşturulmuş…
Doğal Taş Zemin Kaplaması: Bilecik kırmızı graniti Yapı inşa edildiği yıllarda katların giriş hollerinde, yapının mimarları tarafından uygulanan Bilecik kırmızı graniti EE TA tarafından 1. kattaki ofisin iç mekân tasarımı yeniden ele alınırken, binanın diğer hollerine uyum sağlaması adına muhafaza edilmiş. Değişen iç mekân sınırları dolayısıyla Bilecik kırmızı graniti kaplı holdeki kaplama revizyonu ise yine yıllar önce yapı inşa edilirken yedek olarak saklanan granitlerle tamamlanmış… 








