Sektör bazında dünyanın en kapsamlı ilk 3 organizasyonu
arasında gösterilen ve bu yıl 21.’si gerçekleştirilen MARBLE
2015 Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı, ilk kez
kapılarını İzmir Gaziemir’de yapımı tamamlanan yeni fuar
alanında açtı. 25-28 Mart 2015 tarihleri arasında ziyaretçi
kabul eden fuar kapsamında İzmir ve Malmö merkezli üretim yapan ve
servis veren uluslararası bir firma için 42 m2 alan üzerine kurulan stant,
sadeliği ve doğallığıylayerli ve yabancı katılımcılardan ilgi gördü.
Firmanın ürün yelpazesine yeni eklediği dolomit çeşitleri başta olmak
üzere bazı üst segman doğal taş çeşitlerinin (mermer, granit) ferah bir
ortamda sergilenebilmesi amacıyla tasarlanan stantaynı zamanda firmanın
yükselen kurumsal algısını da yansıtmak üzere kurgulandı. Katılımcıyı
maksimum oranda içine çekebilecek açıklıkta bir mekânsal kurgu oluşturabilmek
amacıyla yaklaşım yüzeyi tamamen boş bırakılarak stant arka
duvarı mümkün olan en yüksek seviyeye çekildi.
Mekânsal olduğu kadar algısal anlamdada iki bölüme ayrılan standın bir
bölümü firmanın iddialı olduğu dış mekân servislerine dair güçlü bir his
oluşturmak amacıyla kurgulandı. Sade fakat karakteristik bir yüzey hissi
veren az damarlı beyaz dolomitle kaplanmış zemin ve duvar yüzeyinin
tanımladığı boşluk üzerine farklı boyut ve geometrilerde taş bloklardan
oluşan güçlü, lineer bir 3 boyutlu kompozisyon yerleştirildi. Bu kompozisyonun
geometrik anlamda karşı duvar üzerinde de sürdürülmesi sağlandı.
Zeminde kullanılan beyaz çakıl, sembolik zeytin ağacı ve gizli ışık kullanımıyla
stant içinde dingin bir Akdeniz havası yaratılmaya çalışıldı.
Standın diğer yarısı ise firma yetkililerinin katılımcılarla birlikte rahat bir
tanışma, görüşme ve çalışma ortamı yakalayabilmesi için kurgulandı. Bu
bölümde taş kaplanmamış koyu renk duvar yüzeyleri kullanılarak hem
standın ikili mekân kurgusu için görsel bir karşıtlık yaratıldı, hem de dolomit
harici diğer üst segman taş numunelerinin sergilenebilmesi için nötr
bir arka plan oluşturuldu. Stand genelinde kullanılan doğal taş yüzeylere
sıcaklık verebilmek için ahşap ağırlıklı mobilyalar tercih edildi.









