HBO’nun efsanevi dizisi Taht Oyunları (Game of Thrones) son
sezonuyla izleyicileri ile buluşurken bu fantastik dunyaya set
olan mekanları Natura okuyucuları icin inceledik.
George R. R. Martin’in Buz ve Ateşin Şarkısı (A Song of Ice
and Fire) isimli epik fantezi roman serisinden uyarlanan dizi yedi
krallığın liderlerinin ejderhalar, ordular ve kara buyu ile tahtı
ele gecirmek icin mucadele ettiği ve aynı anda akgezen ordusunun
yaşamı tehdit ettiği bir dunyanın jeopolitik entrikalarını
anlatıyor.
Sekizinci sezonun ilk bolumu dunya capında (legal olarak) 17,4
milyon kişi tarafından izlendi. Populer televizyon şovunun gectiği
devasa kaleler, hareketli limanlar ve goz kamaştıran kentler
gercek dunyadaki tarihi mekanlardan ilham alınarak tasarlanıyor.
Bağlama uyum sağlaması acısından bu mekanlardaki doğal
taş kullanımı ise, dikkat cekici ozelliklerden biri.
Yeni sezonda değişen jenerik ise buyuk bir başarı kazandı; bir
harita sayesinde hikayede gecen her bir kent soyut ve steampunk*
tarzında bir infografik ile izleyiciye tanıtılıyor.
Dizinin nam salmış sinema estetiğini yaratan produksiyon tasarımcısı
ve art direktor Deborah Riley, bir tasarımcı ve eski bir mimarlık oğrencisi. Riley’e gore, cok kısıtlı bir zaman diliminde
cekilen dizinin her bir bolumu icin arzu edilen setin hazırlanması
başlı başına bir mucadele cunku setlerin sadece guzel bir arka
fon oluşturması televizyon dunyası icin artık yeterli değil. Aynı
zamanda anlatının kritik bir parcasını oluşturması da gerekiyor.
Bu bağlamda, yapılı cevrenin hikaye anlatıcıları olarak mimarlar
icin senaryoyu geliştirecek gorsel anahtarı bulmak oldukca zor
olabiliyor. Dizinin daha inandırıcı olmasına yardımcı olmak icin,
tasarımcı gercek dunyada gezip gorduğu mimari urunlerden
yararlanıyor; farklı mimari stilleri ve ornekleri kullanarak senaryoyu
uyarlayanların, her sezonda genişleyen anlatıyı oluşturan
farklı olay orguleri arasında atlamalarını kolaylaştırıyor.
Bu bağlamda, dizi setlerinin ilham aldığı tarihi kurgusal
mekanları kabaca inceleyelim:Ozgur Şehir Braavos ilhamını, Venedik gibi liman
kentlerindeki kucuk taş koprulerle birbirine bağlanan
adalardan alıyor. Hırvatistan’ın hareketli sahil
bolgelerinden biri olan Orta Cağ kasabası Šibenik de
diziye set olan bu mekanları barındırıyor.
Braavos’un Demir Bankası’nın (Iron Bank of Braavos)
yalın mekanları icin ilham, unlu Nazi mimarı
Albert Speer’in tasarladığı Reichskanzlei’dan alındı.
Senaristler Riley ve ekibinden bankanın zenginliğini
ve gucunu aktaran bir tasarım hazırlanmasını talep
ettiğinde, Speer’in mimarisinin hafızalarda bıraktığı
korku hissi mukemmel şekilde calıştı. Speer’in projelerinde
kullandığı oranlar ve malzemeler (ozellikle
mermer yer doşemeleri, doğal taş duvar kaplamları
ve mobilyalar) mekanların psikolojisini doğrudan etkilemekteydi;
bu sette cekilen sahnelerde karakterlerin
kimin kontrolu altında olduğu mekan tarafından
acıkca ifade edilebiliyor.
Bu makale derlendiğinde dizinin 8. sezonunun ilk bolumleri
yayınlanmıştı ancak muhtemelen okunduğu
sırada buyuk final gosterilecek. Akıllarda dizinin olay
orguleri ve karakterleri kadar mekanlarının kalmasında
payımız olduysa ne mutlu bize… İyi seyirler!










