REPERTUAR
Sanat yöntemlerindeki muazzam çeşitlilik patlamasının, bu sistemin sergilenmesi
tipolojilerine bu denli az yansımış oluşu şaşırtıcı. Açıkça herkesi
tatmin edecek bir biçimde, terk edilmiş endüstriyel mekân sanatın, sanatçının
amacı ile çakışmayacak ve kestirilebilir koşulları ile –bu yüzden de
çekici olan- üstünlüğü üzerine kurgulu iken, istisna mimari jestlerin kestirilemezliği
ile canlı ve olağanüstü bir yapıya kavuşuyor.
Yeni Fondazione Prada, olağandışı çeşitlilikte mekânsal kurgulara sahip
bir eski endüstriyel yapı kompleksinde projelendirildi. Bu repertuara, yeni
Fondazione Prada sanat birikimlerine ek olarak; gerçek bir mimari hacimler
koleksiyonu sunacak şekilde, üç yeni bina –bir büyük sergi pavyonu, bir
kule ve bir sinema– ekliyoruz.
Fondazione, ne bir koruma projesi ne de yeni bir mimari yapı. Genellikle
birbirinden ayrı tutulan iki ayrı koşul, daimi bir etkileşim halinde diğeri ile
yüzleşiyor burada; tek bir görüntüye inmeyecek, veya bir parçanın diğerlerine
egemen olmasına izin vermeyecek bir fragmanlar topluluğu ortaya
çıkıyor.
Yeni, eski, yatay, düşey, geniş, dar, beyaz, siyah, açık, kapalı –tüm bu tezatlar,
yeni Fondazione’yi tanımlayan karşıtlıklar yelpazesini kuruyor. Tüm
bu mekânsal çeşitlilik ile mimarinin karmaşıklığı, sanatın ve mimarinin birbirinin
irdelediklerinden faydalanmasını sağlayacak, durağan olmayan ve
açık bir programın önünü açacak.








