Nişantaşı semti, artık sadece alışverişin değil ama aynı zamanda
İstanbul’un en önemli yeme-içme ve gece hayatı
merkezlerinden biri konumunda. Bu yüksek tempolu ve
çoğu zaman yorucu semtte, tüketicilerin dinlendirici ve
tazeleyici bir atmosferle buluşacakları bir mekân yaratmak
istemiş Taba Mimarlık.
1999’da açılmış olan ve bugüne kadar kafe konsepti dâhilinde hizmet verem
mekân, bu proje ile birlikte alanını iki katına çıkarırken işletme tarafından
restoran kimliği ile yola devam etme kararı alınmış.
Proje 300 m² kapalı ve 70 m² açık alana sahip. 220 m²’lik yemek salonunun
80 m²’si, mutfak ve servis hacimlerine ayrılmış. Zemin katta bar ile
ilişkilendirilmiş lounge ve bistro fonksiyonları öne çıkarken birinci katın tamamı
yemek salonu olarak tasarlanmış. Bahçe cephesinde boylu boyunca
yer alan kayar katlanır doğramalarla gün ışığından daha çok faydalanırken
yazın bahçe ile bütünleşmesi sağlanmış.
Malzeme seçimi noktasında Taba Mimarlık kendisini, mümkün olduğunca
az sayıda ve doğal malzeme ile çalışmayı seven bir ekip olarak tanımlıyor.
Bu projede 3 çeşit doğal malzemeden yola çıkılmış: Silver-grey (Bilecik)
mermer, meşe ve pirinç.
Bu üç malzemeye dingin renkler eşlik ederken, ana salonun iki kısa kenarında derinlik ve canlılık vermesi için
turkuaz lake camın çarpıcı etkisinden ve salon bitkilerinden faydalanılmış.
Silver-grey mermeri farklı yüzey ve fonksiyonlarda kullanılırken değişen
ebat ve detaylardan faydalanılmış. Taba Mimarlık bu sayede malzeme kalabalığından
kurtulduklarını ifade ediyor ve ekliyor:
“Odağımızda mekâna özel tasarlanan aydınlatmalar ve metal heykel işleri
bulunuyordu. Mekânı deneyimleyen müşterilerin zihninde bu objeler ile
daha hatırlanır olmasını sağladık.”
TABA MİMARLIK/ARCHITECTS
KÜNYE
Projenin Yeri: Nişantaşı, İstanbul
Mimarlık Ofisi: Taba Mimarlık
Tasarım Ekibi: Çiğdem Tabak ve Selim
Tabak
Projenin Tarihi: 2013
Yapım Tarihi: 2013
Proje Alanı: 300 m²
Demir İşleri: Batuhan Engin ve Taba
Mimarlık
Fotoğraflar: Çetin Keçeci










