Ulusal Mimarlık Öğrencileri buluşması UMÖB kapsamında her yıl düzenlenen öğrenci
buluşması bu yıl İzmir’deydi. 32.’si düzenlenen buluşma 120 katılımcı, 27 atölye yürütücüsü
ve 13 kişilik organizasyon ekibi ile birlikte 27 Temmuz – 3 Ağustos tarihleri arasında
Seferihisar’ın Düzce Köyü’ne konuk oldu. Tamamen gönüllülük esasına dayanan
organizasyonun ekibi, bu yılki buluşmalarını anlattı.
Ulusal Mimarlık Öğrencileri Buluşması UMÖB,
1993 yılından beri, yılda iki kez Türkiye’nin
farklı şehirlerinde herhangi bir kurum veya
kuruluşa bağlı olmaksızın düzenlenen bir öğrenci
buluşması. Tamamen öğrenci inisiyatifinde,
bağımsız ve belki de etkinliğin en özgün yanı olarak
bütünü ile gönüllülük esasına dayanıyor. Her UMÖB’ün
sonunda bir sonraki UMÖB’ü düzenlemek için çeşitli şehirler
aday oluyor ve sunumlar yapılıyor. Sunumların ardından
seçim yapılarak bir sonraki buluşmanın şehri belirleniyor.
Tasarım Köyü’nün hikâyesi de, geçtiğimiz yıl Trabzon’da
düzenlenen buluşmada İzmir’in aday olması ve kazanması
ile başlıyor. Okullar yerine şehirlerden söz ediliyor çünkü
etkinliklerin her biri, ortak noktaları aynı şehirde mimarlık
okumak olan öğrenciler tarafından üstleniliyor. UMÖB
15 – Tasarım Köyü İzmir ekibi de Dokuz Eylül Üniversitesi
ve Yaşar Üniversitesi’nde mimarlık okuyan 13 öğrenciden
oluşuyor.
Neden Tasarım Köyü?
UMÖB 15 ekibinden Deniz Yıldırım, “Tasarım Köyü” fikrini
şöyle anlatıyor: “Mimarlık fakültelerinin 4 yıllık programları
dahilinde tasarım disiplininin, sadece kentle ve
kentliyle olan ilişkilere odaklanması üzerinden ortaya çıkan
bir fikir; ‘köyde olma’ fikri. Eğitim ve çalışma hayatında
mimarlığa sadece kent ölçeğinden bakıldığını, farklı bir
alternatifin de deneyimlenebileceğini vurgulayan, kentli
olanaklarını ve teknolojilerini bir kenara koyarak kırsaldaki
üretim ve toplumsal ilişkileri atölyelere taşıyan bir buluşma
hedefledik en başından beri. Kamp alanımız olan Düzce
Köyü İlkokulu bahçesi günün her saati köy çocuklarının,
teyzelerin, söyleşiye yoldan katılan amcaların uğrak noktası
oldu.
Tasarım Köyü’nü geçmiş yıllardan ayıran önemli bir nokta
da sadece mimarlık öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşen
etkinliği, ‘tasarım’ konusunda ilgili olan ve bu alanda çalışan
herkese açık hale getirmek oldu. 37 farklı üniversiteden
mimarlık, iç mimarlık, peyzaj mimarlığı, planlama, endüstriyel
tasarım, grafik tasarım gibi bölümlerin yanı sıra sosyoloji ve
siyaset bilimi okuyup tasarımla ilgilenen katılımcılar da köye
geldiler. Bu çeşitlilik ciddi anlamda hem atölyeleri hem de genel
olarak buluşma haftasını ilham verici ve zihin açıcı olasılıklara
açık hale getirdi”.
Hafta boyunca eş zamanlı ilerleyen ve 8-10 kişilik ekipler halinde
çalışan 14 atölyenin yanında katılımcıların dönüşümlü
ve esnek olarak katılabileceği 4 tane de ortak atölye yer aldı.
“Kırsal Üretim Sistemi” atölyesinde civardaki tarla ve çiftlikler
gezildi, geleneksel üretim aletlerinin prototipleri yeniden üretildi.
“Yerel Ses Peyzajları” atölyesi kentte karşılaşılamayan,
yere özgü seslerle ilgili çalışmalar yaptı. “Karakter Tasarımı
Atölyesi”nde katılımcılar köy ve çevresinden objeler toplayıp,
bu objelerle kolaj veya çizim tekniklerini birleştirerek bir
karakter tasarımı oluşturdular ve sonra bu karakterlere birer
hikâye yazdılar. “Sofra Atölyesi”nde ise, yemek yemenin,
paylaşmanın, iletişim kurmanın alanı olarak sofrayı, köyün
belirlenen bir mekânında tekrar tekrar kurup, yeni ilişkiler ve
anlam birliktelikleri arandı. Atölye sonunda inşa edilen sofra
ise köy halkına bırakıldı. “Parametrik Pavilyon” atölyesinde
hesaplamalı tasarım yöntemleri ile yapılan tasarımlar yerel
malzeme olan kargı-sazlar ile inşa edildi. “Flipbook Animasyon”
atölyesinde animasyon yapım teknikleri üzerine çalışıldı
ve kısa animasyon filmler üretildi. Herkes İçin Mimarlık
Derneği’nin yürüttüğü “Yerleş Atölyesi” ile çocuklara yönelik
oyun tasarımları yapıldı ve hep beraber bu oyunlar oynandı.
Tag Platform’un yürütücüsü olduğu “Tasarım Avı” atölyesinde
ise köy halkının kapısı tek tek çalınarak, köydeki adsız
tasarımlar ve tasarımcıları keşfedildi.
Tüm diğer atölye süreçleri Tasarım Köyü İzmir Facebook sayfasından
ve www.tasarimkoyuizmir.com adresinden takip
edilebilir. Tüm atölye sonuç ürünlerinin derlendiği bir katalogun
da çalışmaları devam ediyor.
Buluşmanın ardından, son sözü UMÖB 15 ekibine bırakalım:
“Fanuslarda yaşayan tasarımcılar olmanın ötesine geçerek
yere dokunan, yerle ilişki kuran, bilgi alışverişinin
köy halkı ile karşılıklı olarak ilerlediği bir buluşma haftasını
geride bıraktık. Akıllarda kalan sorulardan birisi
okullardaki kalıplaşmış tasarım eğitimi sürecine alternatif
bir öğrenme ortamı nasıl olabilir? Buluşmalar bunu
ne kadar karşılıyor?
Bir sonraki buluşmanın Şubat ayında Gaziantep’te olacağını
hatırlatıp üretimin ve paylaşımın üst düzeyde
olduğu öğrenci buluşmalarının devam edecek enerji ve
motivasyonu her zaman bulabilmesini diliyoruz.”






