Dünyanın en önemli sanat etkinliklerinden biri olan Documenta, 1955 senesinden bu yana her beş yılda bir Almanya’nın Kassel şehrinde düzenleniyor. Arnold Bode tarafından hayata geçirilen etkinlik, yolculuğuna İkinci Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından “dejenere” damgası yiyen çalışmalara yer veren çağdaş ve modern bir sergi olarak başladı. “100 günün sergisi” olarak anılan Documenta, ilk etkinliğinde 130.000 ziyaretçiyi ağırladı.
Bu sene tarihinde ilk kez iki şehrin ev sahipliği yapacağı etkinliğin teması, “Atina’dan öğrenmek” olarak belirlendi. Nisan ayında Atina’da gerçekleşen on dördüncü edisyonun açılışının ardından rotayı Kassel’e çeviren Documenta sergisinin ikinci bölümü ise 17 Eylül tarihine kadar devam edecek. 160’ın üzerinde uluslararası sanatçı, Documenta 14 için özel olarak ürettikleri işleri; kamu kuruluşları, meydanlar, sinemalar ve üniversiteler gibi otuzun üzerinde farklı mekanda tanıtıyor.
Yunanistan’daki ekonomik krizin zirve yaptığı 2013 senesinde, serginin bir bölümünü Atina’da gerçekleştirme fikrini ilk kez kendisinin sunduğunu belirten sanat direktörü Adam Szymczyk, “Kassel’e paralel bir şekilde Atina’da çalışmamın nedenlerinden biri, sergiyi an itibariyle problemli konuların ne durumda olduğunu görebileceğimiz bir yerde yapmak, belli bir süre sonra ne kadar kötüleşebileceklerini görmek ve en azından doğal bir şekilde pasif izleyiciliği teşvik etmekti” diyerek iki ülke arasındaki alışverişe odaklanmak istediğini belirtti.
8 Nisan tarihinde Atina’da ve 10 Haziran’da Kassel’de açılan Documenta 14, aralarında Türk sanatçılar Nevin Aladağ ve Banu Cennetoğlu’nun işlerinin de yer aldığı 160’tan fazla sanatçının eserlerini 163 gün boyunca sergiliyor. 16 Temmuz 2017 tarihinde sonlanan Documenta 14’ün Atina edisyonu ise, şehirdeki kırk yedi farklı sergi mekanından 339.000 ziyaretçiyi ağırladı.



