Eskişehir’deki Odunpazarı Modern Müze (OMM), 7 Eylül’de
gerçekleştireceği açılış etkinliğinin ardından 8 Eylül’de kapılarını tüm
sanatseverlere açıyor. OMM, farklı disiplinlere açık, kültürlerarası
iletişim odaklı yenilikçi sergi programları ve etkinlikleri ile bu alanda
yepyeni bir sayfa açmayı hedefliyor.
OMM’a gelen ziyaretçileri, tüm dünyanın tasarımlarını ilgiyle takip
ettiği ünlü Japon mimarlık ofisi Kengo Kuma and Associates’ın
(KKAA) imzasını taşıyan, Odunpazarı sivil mimarisi, Osmanlı
kubbe mimarisi ve geleneksel Japon mimarisindeki ögelerden aldığı
referanslarla tasarladığı 4.500 metrekarelik çağdaş bir sanat alanı
bekliyor. Farklı büyüklüklerdeki sergileme alanlarının yanı sıra
kafe, müze dükkanı ve atölye alanları da müzenin dinamik yapısını
yansıtıyor. Odunpazarı’nın tarihi dokusuna gönderme yapan ahşap
yapı sistemi ve etkileyici mimarisi ile gündüz olduğu kadar gece
de semte hayat verecek müze binasının bu bölgenin odak noktası,
sembolü ve aynı zamanda kamusal bir toplanma merkezi olması
öngörülüyor.
Günışığını içeri alarak üç kata yayılan sergi ve ziyaretçilerin kullanımına
açık ortak alanları ile ilham veren bir müze deneyimi yaşatmayı
amaçlayan OMM, geniş giriş katıyla bölgenin tarihi dokusunu
yansıtırken üst katlara doğru daralan tasarımıyla sanatseverleri aynı
zamanda mimari bir yolculuğa çıkarmayı hedefliyor.
Küratörlüğünü Haldun Dostoğlu’nun gerçekleştireceği OMM’un
açılış sergisinde, müzenin kurucusu olan iş insanı ve koleksiyoner
Erol Tabanca’nın koleksiyonundan özel bir seçki sunulacak.
1950lerden günümüze farklı disiplinlerden 60’ın üzerinde yerli
ve yabancı sanatçının eserlerinden oluşan yaklaşık 200 eserinin
görülebileceği sergide yer alacak sanatçılar arasında Bedri Rahmi
Eyüboğlu, Canan Tolon, Erol Akyavaş, İlhan Koman, Ramazan
Bayrakoğlu, Sinan Demirtaş ve Tayfun Erdoğmuş bulunuyor.
Küratör Haldun Dostoğlu sergiyle ilgili olarak, “OMM’un ilk sergisi
için çalışırken üç kavuşma sahnesinden ilham aldım. Bunlardan
biri Eskişehir ilk kez bir özel modern sanat müzesine sahip oluyor;
Erol Tabanca uzun yıllardır büyük emek ve özveri ile bir araya
getirdiği sanat eserlerini müzede sergileyerek, koleksiyonunu
sanatseverlerle buluşturma hayalini gerçekleştiriyor ve son olarak
bugüne kadar sadece sınırlı sayıda izleyiciye ulaşan eserler ilk defa
halka açılıyor. Bu üç kavuşma sahnesi açılış sergimizin içeriğini
oluşturmamıza yön verdi.” şeklinde konuştu.
Müzenin açılışında görülebilecek bir başka eser ise, dünyaca
ünlü Japon bambu ustası Tanabe Chikuunsai IV tarafından
OMM için özel olarak tasarlanan ve çalışmaları Eskişehir’de
süren enstalasyon. Aile geleneği olan bambu ustalığını başarıyla
sürdüren ve görenleri hayran bırakan eserleriyle tanınan Tanabe,
kendi döneminin en yetenekli bambu sanatçısı olarak kabul
ediliyor.
Eskişehir’den aldığı ilhamla, müzenin mimari dokusuna ve
misyonuna uygun, bambuyu adeta dantel gibi işleyerek ortaya
çıkardığı eserini üretmeye başlamadan önce kentte vakit geçiren Tanabe, Eskişehir’in köklü geçmişinden, geleneklerin nesilden
nesile aktarılmış olmasından etkilendiğini ve bunu kendi kültürüne
benzettiğini belirtti. Gelenekleri korurken onları geleceğe doğru bir
şekilde taşımak gerektiğinin altını çizen Tanabe, OMM için ürettiği
eseri bu fikirle tasarladığını söyledi.
Müzenin mimari ekibi KKAA ve OMM’un kurucularının çalışmalarını
çevreye duyarlı olarak sürdürmelerinden de ilham aldığını belirten
Tanabe, tüm bunlardan hareketle çalışmasında doğada bulunan
dört elementi (ateş, hava, su, toprak) ve insanı tema olarak
kullandı. Tanabe konuyla ilgili olarak, “Enstalasyonun yer aldığı
alanı ‘boşluk’olarak algılıyorum ve boşluğun içini diğer elementlerle
birlikte biz insanlar dolduruyoruz. Bu elementler sürekli bir dönüşüm
halinde ve birbirlerine dolanarak yukarıya doğru çıkıyorlar. Beşinci
tema aslında Eskişehir’de karşılaştığım insanlar, onlarla olan ilişkilerim
ve onların bir araya getirdiği etkileşim. Bu etkileşimin, dostluğun
Eskişehir’e yayılmasına ve onu içine almasına odaklandım. Benzer
bir şekilde OMM Eskişehir’de açıldıktan sonra, buradaki hayatın tüm
şehre yayılacağını hayal ediyorum,” yorumunda bulundu. Daha önce Kengo Kuma’nın tasarladığı yapılar için enstalasyon
üreten Tanabe, ilhamını doğadan alan mimarın dünyaca ünlü
yapılarında eserlerinin sergilenmesinden onur duyduğunu
belirtti. Japonya’nın Kochi isimli köyünde bulunan ve sadece
o bölgede yetişen “kaplan bambu” adıyla bilinen malzeme
ile çalışan Tanabe ve ekibi müze mimarisi ile iç içe geçen bu
özel enstalasyonda örme bambu tekniğini kullandı. OMM için
özel olarak üretilen yerleştirme, açılış sırasında sanatçının son
dokunuşuyla gerçekleşecek bir performans ile sanatseverlerin
beğenisine sunulacak.









