Beyaz kolon destekli beton levhalar, tenis kortlarıyla beraber doğanınortasında sosyal bir yapı oluşturan yeni bir tenis kulübünü tanımlıyor.Çim, toprak ve sert kort olmak üzere tüm yüzeyleri barındıran toplam 17 adet tenis kortu, gerçek anlamda üst düzey bir tesise işaret ediyor.
Çevredeki güçlü doğal doku, projenin konseptini tanımlıyor. Arazinin topoğrafyası, tepenin eğiminden ötürü farklı kor tları farklı seviyelere yerleştirmek için bir teraslama stratejisine ihtiyaç duyuyor. Bu bağlamda yapının kendisi bu terasın bir devamı olarak düşünülüyor. Kort alanına bakan iki adet asma teras ve beyaz beton levhalar bu işlevi yerine getiriyor. Yapı arazinin en üst noktasına yerleştirilerek, proje kapsamındaki en yüksek tepeyi oluşturuyor ve alanın geri kalanına, özellikle projenin kalbi konumunda olan Merkez Kor t’a tepeden bakan mükemmel bir balkon ve izleme noktası olma görevini üstleniyor. Merkez Kor t ise projenin kalbinde yer alıyor. Bir dizi teras yamaca eklemleniyor ve “21.yüzyıl Yunan Epidaurus Antik Tiyatrosu” nun bir nevi tenis kulübü versiyonunu çağrıştıran doğal taşla örülü bir stadyum oluşturuyor. “Stadyum” ise yaklaşık 1500 seyirci kapasitesine sahip. Teraslar, Mares olarak bilinen ve Mayorka’ya ait bir doğal taş formundan oluşmuş yekpare bloklar kullanılarak, geleneksel bir taş işçiliği ile tasarlandı. Böylece bölgenin genel bağlamının ardından, doğal çimler ve taşların birlikteliğinden oluşan doğal bir senaryo da tasarlanmış oldu.
GRAS Mimarlık, Wimbledon Şampiyonalarının kalbi olan All England Club’ın desteğiyle, Güney Avrupa’da çim kortta oynanacak ilk tenis turnuvası olma özelliği taşıyan Mayorka Açık Tenis Turnuvası’nın yeni merkezi konumundaki “Tenis Terasları”nın tasarımını üstlendi. WTA 250 (Kadınlar Tenis Birliği) serisi olma özelliği taşıyan turnuva, Mayorka’da her yılın Haziran ayında zamanın en iyi tenis oyuncularını bir araya getirerek bu yepyeni tesis içerisinde rekabet ruhunu alevlendirecek.
Kulüp binası sadece sosyal bir yapı olarak değil, aynı zamanda Merkez Kor t’ta oynanan tenis maçlarını takip edebilmek için bir izleme platformu olarak da tasarlanmıştır. Yapı, tüm katlardan görüş açısı sağlayabilmek adına kor ta doğru uzanmaktadır. Beyaz brüt beton levhalar ve plakalar bu açıları en üst düzeye çıkarmak için tasarlanmıştır. Tamamen camla kaplanmış zemin kat, ziyaretçileri bir adet salon ve restoranla karşılıyor. Kullanıcının, tenis kor tları ile çevrili terasların, bahçelerin ve havuzun keyfini çıkarabilmesi için, “içerde ve dışarda” sürekliliği olan alanlara sahip tüm cepheler açılabilme özelliğine sahiptir. Fuaye alanının arkasında, soyunma odaları ve hizmet alanları bulunmaktadır. Boşluklu çelik merdiven, tüm katı çevreleyen balkon alanı ile birlikte açık planlı ve çok amaçlı bir odaya uzanmaktadır. Oda aynı zamanda bir spor salonu olarak da kullanılabildiği için, balkon alanı da binayı çevreleyen bir koşu alanı yaratmanıza imkan tanımaktadır. Tüm katı sarmalayan metal örgü korumalar, koşucuların aşağıya düşmesini engellemektedir. Merkez Kor t’u tam karşısına alan bu balkon alanı, turnuva sırasında izleyicileri ağırlamak için daha geniş bir teras yaratabilmek adına “genişletilebilmektedir”. Bu bağlamda tüm kat, yapıyı çevreleyen tenis kor tlarına bakan bir teras işlevi görmektedir. Bütün kor tlara ve çevre dokulara dair olağanüstü manzaralar sunan çatı alanı da, projenin köprü özelliği ile bağlantılı olarak erişime açık bir durumdadır ve halkın kullanımına açıktır.












