Doğallığı, dayanıklılığı, kalıcılığı sayesinde insanlığın varoluşundan bu yana, her dönem yaşam ve barınma kültürünün bir parçası olan doğal taş, mimarlık mirasındaki anıtsal ve kamusal yapılarda en çok kullanılan malzemelerden biri. Geçmiş medeniyetlerin izlerini ve tüm zamanların hafızasını içinde barındıran doğal taş; zamansızlığı, özgün karakteri, çeşitliliği ve estetik açıdan sağladığı avantajlar sebebiyle özellikle müze yapılarının modern örneklerinde en güçlü şekilde varlığını sürdürmeye devam ediyor. Tam da bu nedenle bu sayıdaki Dosya sayfalarımızı, çağdaş mimarların doğal taşla biçimlendirdiği ilham verici 6 anıtsal müze yapısına ayırdık.
Ulusal Tarih Öncesi Müzesi
Mimari Tasarım: Kris Yao Artech
Tamamlanma Tarihi: 2017
Alan: 18.700 m²
Yer: Tainan, Tayvan
Fotoğraflar: Yueh-Lun Tsai, Shawn Liu Studio, Chiao Ping
Doğal Taş: Bazalt, çakıl taşı
Mahal: Cephe, peyzaj
Ulusal Tarih Öncesi Müzesi, yakınında bulunan Tayvan Bilim Parkı’nın inşaatı sırasında gün ışığına çıkarılan ve tarihi 5.000 yıl önceye dayanan zengin arkeolojik kalıntıları sergilemek için tasarlanmış. Müze konsepti, zaman-mekan ilişkisi, zamanda geriye gitmek ve iç içe geçmek kavramlarından besleniyor. Müzenin yerleştiği arazi, her 15 dakikada bir tren geçen yüksek hızlı tren güzergahına bitişik konumda bulunuyor. Her tren geçişinde yapı ile tren arasında oluşan 3,5 saniyelik ilişkiden avantaj sağlamak için, ziyaretçiler yükselen cam bir rampa içerisinde trenin geçtiği kota çıkarılıyor. Burada bilim parkının fütüristik tesisleri ile yüksek teknoloji ulaşım ağı, ziyaretçilere moderni ve geleceği bir arada izleme imkanı yaratıyor. Bu noktadan sonra ziyaretçiler arkeolojik bir kazının parçasıymışçasına tarihin derinliklerine doğru ilerleyerek geçmişte bu bölgede yaşamış olan medeniyetlerin izlerini deneyimliyor. Yapı, oldukça geniş kesitli metal desteklerle ana kütleyi ortadan bölerek tren güzergahı yönünü işaret eden cam tüpler ve katlar arası ilişkiyi sağlayan sirkülasyon tüpünden oluşuyor. Bina geometrisi, tarihi kalıntıların yönünü ve mevcut şehir gridini baz alan iki ana aks üzerinden şekillenmiş. Grid sistemi cephede de vurgulamak için bazalt karolar kullanılmış. Geçmişi keşfetme ve merak duygularını içeren arkeolojik kazı ruhunu sembolize eden bu aks sistemi, yapıda plan kurgusundan sergi alanlarının tasarımına kadar etkisini hissettiriyor.
Jiashan Müzesi ve Kütüphanesi
Mimari Tasarım: UAD
Tamamlanma Tarihi: 2021
Alan: 47.800 m²
Yer: Jiashan, Zhejiang, Çin
Fotoğraflar: Zhao Qiang
Doğal Taş: Yerel doğal taş
Mahal: Perde duvarlar
Jiashan Müzesi ve Kütüphanesi, UAD tarafından yerli kullanıcıya kültürel etkinlikler için çeşitli mekanlar sunarken bölgenin kültürel canlılığını büyük ölçüde artırmayı amaçlayan bir kompleks olarak tasarlanmış. Sınırlı bir alana sahip olan projede saha koşullarına bağlı olarak iç boşluk, etrafındaki üç mimari hacmi birleştiren çekirdek olarak ele alınmış. Bu bölge aynı zamanda kütüphane ve müze hacimlerinin uzantısı olacak kalabalık için bir meydan tanımlıyor. Meydan, dinlenme ve geçiş alanı sağlarken, açık hava sergisi, pop[1]up kitap pazarı gibi aktivitelerle kentsel bir “bilgi ve kültürel salonu” görevi üstleniyor. Yoğun bir su ağına ve gelişmiş denizcilik endüstrisine sahip olan Jiashan’ın tarihindeki güçlü fırın endüstrisi dolayısıyla meydanın formu, yerel tuğla fırınlarının tasarımından ilham alınarak oluşturulmuş. Bu meydan alanı boşluklu yapısı dolayısıyla iç[1]dış arasındaki sınırı bulanıklaştırıyor. Müze yapısı güneydoğuya cephesini tanımlarken bir yandan da kütüphaneyle şehir arasında izolasyon görevi görüyor. Kütüphane binası ise kullanıcıya kuzey tarafındaki nehir manzarasını sunuyor.
Lanyang Müzesi
Mimari Tasarım: Kris Yao/Artech Architects
Tamamlanma Tarihi: 2010
Alan: 39.426 m2
Yer: Yilan, Tayvan
Fotoğraflar: Jeffrey Cheng, Chi-Yi Chang
Doğal Taş: Granit
Mahal: Cephe
Tayvan’ın Yilan eyaleti, Toucheng kasabasında yer alan müze binası, Kris Yao liderliğindeki ekip tarafından tasarlanmış. Tasarımda Beiguan sahilinde yaygın olarak görülen kaya yamaçlarından ilham alınmış. İnşası 6 yıl süren müzenin çatısında, yerden 20 derecelik bir açıyla çıkan ve 70 derecelik bir açıyla yükselen bir duvarı karşılayan kayalıkların geometrisi benimsemiş. Böylece bina yerden, bu kaya yamacına benzer şekilde yükselmiş. Alan içindeki ve çevresindeki “cuesta” kaya oluşumundan esinlenilen müze alanları, kayanın içine ve dışına yerleştirilmiş. Bir zamanlar sulak ve müreffeh bir liman olan Wushih Limanı’nın bitişiğinde yer alan müze, Lanyang’daki eşsiz tarihi, kültürü ve manzarayı yansıtacak şekilde tasarlanmış. Yapı, limanın tarihini yeniden yapılandırmanın yanı sıra, Yilan’ın zengin sulak alan ekolojisini açık hava sergisinin bir parçası olarak tanıtıyor. Üçgen kütleyi yere belirli açıyla yerleştirerek, minimalist mimarinin yakınındaki araziyi taklit etmesi sağlanmış. Binanın dış kısmında, resifin doğal erozyon sürecini temsil eden ve Lang Yang ovasının mevsimsel değişiminin görüntüsünü birleştiren bir dizi granit ve dökme alüminyum panel kullanılmış. Farklı doku ve boyutlardaki bu paneller notaları ve ritmik bir tempoyu temsil ediyor. Yapının iç mekanında hacimler arasındaki boşluklar doğal aydınlatma ve farklı fonksiyonel alanlar arasındaki ayrımları belirlemek için yaratılmış. Birbirine geçen katı ve cam hacimler binanın işlevlerini tanımlamış; opak bölümler özel sergi ve idari alanlarıyken cam bölümler lobi ve restoran mekanlarını içeriyor.
Yingliang Stone Doğal Tarih Müzesi
Mimari Tasarım: Atelier Alter Architects
Tamamlanma Tarihi: 2020
Alan: 2.600 m2
Yer: Fujian, Çin
Fotoğraflar: Atelier Alter Architects
Doğal Taş: Arkaik kaya
Mahal: İç ve dış duvarlar
Yıllar boyunca taş madenciliği yapan bir imalathanede sayısız fosil keşfedilmesi üzerine imalatçı, fosillerin tarihinin araştırılması ve fosil biliminin anlatılması için genel merkez binasını bir müzeye dönüştürmeye karar vermiş. Yenileme döneminde özel merkezin kamusal bir müzeye dönüştürülmesi ve müze alanının yetersiz ışığının ofis alanını daha da sınırlaması gibi zorluklar meydana gelmiş. Yapıda ilk olarak kara kütlesinin içindeki kristalize tabanda keşfedilen arkaik kaya, uzun süreli yüksek sıcaklık, basınç, karışım ve birikim yoluyla bugünkü görünümüne ulaşmış. Yenileme, delinmiş bir kartezyen ızgara biçimi olarak ortaya çıkmış. Ortogonal kolon ve kiriş sistemi, aydınlatılmış ama gizemli üçgen hacimlere dönüşmüş. Ağır kütle, yerçekimi yokmuş gibi yukarı doğru süzülürken, ziyaretçilere sanki bir bilimkurgu filminin içinde gibi hissettiriyor. Atriyum hacminin içi ve dışı, müze ve ofis alanı olarak ayrılıyor ve müzenin iç alanı, kristalin karmaşık iç kısmını andırıyor. Arkaik taşlar, farklı mimari mekanlarda kristalleşirken sergiler, zaman ve mekan kapsamında mekanlarla iletişim kuruyor. Sergi alanı içerisinde başka bir dekorasyon bulunmuyor. Sergilenen kalıntıların çağlarını ifade etmeleri için kullanılan tek unsur, bir dizi kiremitli duvar olmuş. Bu sadelik, ziyaretçilere edatsal bir mekan ve boyutsal bir güneş ışığı deneyimi sunuyor. Duvarlar yalnızca farklı işlevlerin sınırları değil, aynı zamanda jeolojik fosillerin daha da yaşlı görünmesini sağlayan sakin ve soğuk, mağara benzeri bir ortama dönüştürülmüş. İç duvar aynı zamanda kristaloidin müzenin tavanıyken duvarın dışı, özel ve kamusal alanları ayırıyor ve ofisin yansıyan panosu işlevi görüyor. Projede kullanılan malzeme, güneş ışığının mekanlara nasıl dokunduğunu vurgulamak ve arkaik fosillere uygun bir sergileme ortamı sağlamak için oldukça anlamlı olmuş.
Tianjin Jeoloji Müzesi
Mimari Tasarım: Zhang Hua Architecture
Tamamlanma Tarihi: 2008
Alan: 5.200 m2
Yer: Tianjin, Çin
Fotoğraflar: Wei Gang, Zhang Hua
Doğal Taş: Yerel Doğal Taş
Mahal: Cephe
Çin’in aynı isimli bölgesinde konumlanan Tianjin Jeoloji Müzesi, kayaların katmanlaşma ve katlanma sergisini konsept fikir olarak alarak, milyarlarca yıl boyunca gelişen nadir şekilli doğal taşların kullanılmasıyla biçimlenmiş. Müze, jeolojik yapıların kendilerine özgü formlarından esinlenerek spital bir düzende oluşturulmuş. Düzensiz şekilde kıvrılan saçaklar ve çevredeki dağ evlerindeki atık taşları kullanarak inşa edilen yapı, jeolojik laminasyon tabakasının milyarca yıllık oluşumuna atıfta bulunuyor. Zhang Hua Architecture tasarımı Tianjin Jeoloji Müzesi, yeraltı katmanlarından yeryüzüne yükselmiş gibi doğal duruşuyla ve görkemli tavrıyla eşsiz bir cazibe sunuyor.
Kraliyet Güzel Sanatlar Müzesi Antwerp
Mimari Tasarım: KAAN Architecten
Tamamlanma Tarihi: 2021
Alan: 5.200 m²
Yer: Anvers, Belçika
Fotoğraflar: Sebastian van Damme, Stijn Bollaert, Karin Borghouts, Mediamixer
Doğal Taş: Mermer
Mahal: İç mekan zeminler
16. yüzyıldan kalma kalenin kalıntılarının üzerinde yükselen ve dikkat çekici kentsel dokuyla iç içe olan müze, aslen 19. yüzyılda mimarlar Jacob Winders ve Frans van Dyck tarafından tasarlanmış. KAAN Architecten, Belçika’nın en önemli sanat kurumlarından ve şehrin neoklasik mimarisinin son örneklerinden biri olan Kraliyet Güzel Sanatlar Müzesi’ne güncel bir cazibe katmak için yapının renovasyon, masterplan ve ek yapı projeleri üzerinde yoğun bir çalışma yapmış. Yapı, çok sayıda iç avlusu ve terasıyla bir yandan sanatın, diğer yandan da peyzajın deneyimlendiği bir müze olarak tasarlanmış. Tasarımda ek yapı tamamen gizlenerek 19. yüzyıldan kalma eski yapı ön plana çıkarılmış. Müze, yapılan müdahalelerle giriş alanı, sergi alanları ve yapının arka cephesine bakan ofisler olmak üzere üç alana ayrılmış. Giriş holü, ziyaretçilere biri 19. yüzyıl müzesi, diğeri yeni 21. yüzyıl müzesine giden iki farklı rota ve deneyim sunuyor. Tarihi yapıdan tamamen otonom şekilde tasarlanmış 21. yüzyıl eki, bembeyaz sergi salonları ve zeminden tavana 23 metreye yükselen ışık galerileriyle bezenmiş. Bu galeriler özellikle mevsimler arasında kaybedilen gün ışığını toplayıp mekana dağıtacak biçimde tasarlanmış. Yeni yapı ile eski yapının her birleşim noktasında mermer malzeme kullanılmış.











































