Daha Evvel Olmamış Bir Şeyi Oluşturmak
Öztuzcu Mimarlık ofisinin kurucusu ve İstanbul Serbest Mimarlar Derneği’nin eski başkanlarından Mimar Oğuz Öztuzcu’yu da maalesef 18 Mart 2020 tarihinde kaybettik. Samsun doğumlu mimar, ortaöğretimini Robert Koleji’nde, lisans eğitimini ise ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde tamamladıktan sonra lisansüstü eğitimine Liverpool Üniversitesi’nde toplu konut ve şehircilik alanlarında devam etti. 1970-1978 yılları arasında Stockholm’de açtığı ofisinde mimari çalışmalarını yürüttükten sonra Türkiye’ye dönerek yine kendi ofisinde meslek yaşamını sürdürdü. Mimarlık mesleğinin yanı sıra fotoğrafçılıkla da ilgili olan Öztuzcu, yurtiçi ve yurtdışında pek çok fotoğraf sergisi düzenledi. Çoğunlukla Türkiye’nin güneyinde projeler gerçekleştiren mimar, Bodrum Hebil Koyu Taş Evleri ve Bodrum Kayaköy’de proje ve uygulamaları yürüttü. 1994 yılında kurduğu Çatalhöyük Dostları Derneği ile Çatalhöyük kazılarını desteklemeyi amaçlayarak çeşitli geziler ve bağış günleri düzenledi ve medyada Çatalhöyük kazıları için kamu bilincini oluşturmak için çalıştı. 2003 yılında İstanbul Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu üyesi olarak başlayan dernek hayatında, 2007 yılında başkan yardımcılığı ve 2012 yılında da başkanlık yaptı. İSMD olarak Avrupa Birliği’nden sağlanan fonla 12 bölüm halinde NTV’de yayımlanan “Yaşasın Mimarlık” belgeselinin proje yöneticiliğini yaptı. Kendisiyle gerçekleştirilen söyleşilerde “Daha evvel var olan ile ilgili bir şeyler yaparsanız, bu bir yaratı olmaz. Daha evvel olmamış bir şeyi oluşturmak yaratıdır. Bir kapının kolunu çevirerek açarsınız, bunun yapılmadığı kapı yok. Ancak kapının kapı oluşuna farklılık getirebilirseniz uğraşınızın o zaman gerçek anlamda bir yaratıcılığı olur” diyen Oğuz Öztuzcu, nitelikli tasarım ve mimarlığın ortaya yeni şeyler koymak olduğu düşüncesini taşıyordu.
“Şair de Mimar da Yoktan Varediyor”
Ağa Han Ödülü başta olmak üzere yaşamı boyunca pek çok ödül ve eserin sahibi olan mimar ve yazar Cengiz Bektaş ise 20 Mart 2020 tarihinde vefat etti. 1934 doğumlu Bektaş, lisans eğitimini Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nde, lisansüstü eğitimini ise Münih Teknik Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra Münih, Ankara ve İstanbul’da serbest mimar olarak meslek hayatını sürdürdü. Daha sonra Ankara’da Oral Vural ile birlikte kendi mimarlık işliğini kurdu. Almanya ve ABD’de konuk öğretim görevliliğinin yanı sıra Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanlığı da yürüten Cengiz Bektaş, Ulusal Mimarlık Sergisi tarafından verilen Sinan Ödülü’nün 2016 yılı sahibi olmasının yanı sıra “Akdeniz Üniversitesi Olbia Sosyal Özeği” projesiyle 2001 Uluslararası Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü de aldı. Mimarlık üzerine yazdığı kitapları dışında kültür, şiir, deneme, fıkra, çocuk kitapları gibi farklı türde pek çok esere imza atan Bektaş’ın bu alanlarda 106 yapıtı bulunuyor. Mimarlık ile şairliği çok yönlü kişiliğinde barındıran Bektaş, kendisine çoğu zaman sorulan “Şairlikle mimarlığın ne ilgisi var?” sorusunu ise “İkisi de yoktan var ediyorlar. Şiirin hepsi sizin bildiğiniz sözcüklerle kurulu ama sonunda size verdiği duygu, imgelem gerçekten başka bir şey. Mimarlıkta da kum var, çimento var, demir herkesin elinde var, su her yerde var. Ama bütün bu gereçlerle yaptığınız şey ayrımı ortaya koyan şey…” diye cevaplandırmıştı. Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası, Aydın Afrodisyas Ek Müzesi gibi önemli yapıları bulunan Bektaş, meslek hayatı boyunca “Mimar, kültür birikiminin bilincinde olmalı” görüşünü taşıyarak Türk evi ve Türk kültürünü önemseyen bir mimarlık anlayışıyla üretim yaptı.
















