İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Türkiye’de 20. yüzyıl mimarlığının özgün temsilcilerinden Nazimî Yaver Yenal’ı kapsamlı bir sergiyle anıyor. Küratörlüğünü Büke Uras’ın üstlendiği “Bir Kağıt Mimarının Hayali Dünyası: Nazimî Yaver Yenal” sergisi, Cumhuriyet kuşağının önemli isimlerinden Yenal’ın 50 yıllık kariyerini gözler önüne seriyor.
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü kuruluşunun 10. yılında, Bir Kağıt Mimarının Hayali Dünyası: Nazimî Yaver Yenal sergisiyle Cumhuriyet döneminin önemli mimarlarından Nazimî Yaver Yenal’ın öğrencilik yıllarından, kariyerinin son dönemlerine kadar geçen süreçteki sanatsal üretimlerini ilk kez izleyiciyle buluşturuyor. Yenal’ın yıllar sonra ortaya çıkan zengin arşivinden derlenen serginin küratörlüğünü Büke Uras üstleniyor. Sergiye eşlik eden kapsamlı katalog, Büke Uras’ın sunuş metni ile birlikte M. Baha Tanman, Prof. Behçet Ünsal ve Prof. Ataman Demir’in kaleme aldığı, sanatçının yaşam öyküsüne ve işlerine farklı perspektiften yaklaşan metinleri içeriyor.
Serginin küratörü Büke Uras, gelenek ve modernizm arasında gidip gelen tasarımlardan oluşan sayısız çizime sahip Nazimî Yaver’i, hayata geçmeyen projelerinden ötürü “erken Cumhuriyet dönemi mimarisinin en kayda değer kağıt mimarı” olarak tanımlıyor. Nazimî Yaver’in uzun yıllar kendine yalnızca çizimlerden oluşan alternatif bir mimari üretim alanı yarattığının altını çizen Uras, uygulanmamış tasarımların yarattığı umutlar, inşa edilmeme nedenleri ve hayal kırıklıkları ile birlikte güçlü bir hikâye anlattığını vurguluyor. Uras konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulunuyor: “İnşa edilmeyen ve kimseyle paylaşılmayan tasarımlar, kamusal bir sanat alanı olan mimarlığı özelleştirir ve öznelleştirir. Hayalgücünün yön verdiği Yenal estetiği, kaçınılmaz şekilde kişisel kodlarla iç içe geçerek tanımlanır. Bu öznellik, Yenal’ın çizimlerinin doğru anlaşılabilmesi için, içerdikleri tasarımlar kadar yaratıcısı üzerinden bir okumayı zorunlu kılar.”
NAZIMÎ YAVER YENAL
20. yüzyıl Türk mimarisinin eşsiz isimlerinden olan Nazimî Yaver Yenal (1904-1987), idealist ilke odaklı erken Cumhuriyet döneminin tipik bir temsilcisidir. Gençlik yıllarında Osmanlı Devleti’nin son dönemine tanık olan Yenal, Sanâyi-i Nefîse Mektebi’nde, özellikle öğretmeni Giulio Mongeri’nin eklektisizm anlayışının etkisinde yetişir ve birincilikle mezun olur. Üst üste kazandığı yarışmalarla şekillenen kariyeri, erken Cumhuriyet yıllarının kültür politikaları tarafından desteklenen devlet bursu ile gittiği Paris ve Berlin’de edindiği tecrübelerle gelişir. İstanbul’da bulunan az sayıda avant-garde Alman mimarla iç içe olduğundan, Güzel Sanatlar Akademisi’nde başarılı ve yetkin bir eğitmen olur. Yenal, 1932 yılında Akademi’de çalışmaya başladıktan sonra, İç Mimarlık eğitmeni olarak Avusturyalı mimar Philipp Ginther’in asistanlığını yapar. Kariyerine eğitmen olarak devam eden Yenal, 1969 senesinde emekliliğe ayrılır.
Yenal’ın çizimlerinden oluşan devasa arşivi, öncelikle Akademi’de bulunan özel odasında, emekliliğinin ardından ise kendi evinde özenle muhafaza edilir. Ölümünden sonra ise bu arşiv dağılır. Bir Kağıt Mimarının Hayali Dünyası: Nazımî Yaver Yenal, dağılan bu olağanüstü arşivden günümüze kadar ulaşabilmiş fotoğrafları ve çizimleri gün ışığına çıkarıyor.
Bir Kağıt Mimarının Hayali Dünyası: Nazımî Yaver Yenal sergisi, 3 Mart 2018 tarihine kadar İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde görülebilir.



