250 milyon yıldan fazla bir sürede oluşan Vals kuvarsitinin ince damarlı görünümü, estetik olarak göze hitap ediyor. Ancak taşın sert ve katmanlı kompozisyonu, onu birlikte çalışılması zor bir hale getiriyor. Bu taşı masif bloktan elde ederek banyo küvetleri tasarlamak için şimdiye dek çok az sayıda kişi kullandı. İsveçli tasarımcı Jonas Lindvall, İsveç’teki Landskrona Konsthall’de gerçekleşen son sergisi için tasarladığı banyo enstalasyonunda bu zorlukla karşı karşıya geldi.
Küvet ölçüleri, dönüştürme işleminden önce neredeyse beş ton ağırlığa sahip olan masif taş bir bloktan oyularak alındı. Çizgi örüntüsü oluşturmak amacıyla dik bir şekilde kesilen taşın, arduvaz taşını andıran kompozisyonu, onu kesmesi oldukça güç bir hale getirdi. Katmanlı bir biçimde oluşturulan taşın içeriğinde bulunan kristal karışımı, olağanüstü bir kuvvetle taşın içine dolduruldu. Kompozitlerin değişken doğaları, böyle sert malzemeleri kesmek için sıklıkla kullanılan elmas için bile zorluk yaratabiliyor. Küvetle uyumlu olan duvara monte lavabo da aynı şekilde masif taş bloktan elde edildi. Yapıya gömülü üç çelik konsol vasıtasıyla da kuvarsla örülmüş bir duvara bağlandı.
Tasarımcı projesiyle ilgili şunları söyledi: “Ben çoğunlukla daha yumuşak ve esnek olan mermerle çalışıyorum. Bu yüzden taşın sert ve dirençli yapısı oldukça zorlayıcıydı. Görünüşe göre masif taş küveti, proje için Vals kuvarsitini tedarik eden Truffer Ag ve Stonecon için de bir ilkti. Henkelstorps Natursten’den Rob Krieger’in gösterdiği hüner ve özenli çalışmaları sayesinde, doğanın ham güzelliğini ve organik malzemelerin gücünü örnekleyen, görülmeye değer gerçek bir banyo yarattık.”










