Le Corbusier ismi ile bilinen, İsviçre kökenli Fransız Mimar Charles-Édouard Jeanneret (1887-1965), 20. yüzyıl mimarlığına ve şehir planlamasına damgasını vuran bir isim. İkon mimar, tasarımcı, heykeltıraş, ressam ve yazar, ölümünün 50. yılında “Le Corbusier Yılı” olarak ilan edilen 2015’te, tüm dünyada etkinliklerle anılıyor.
Valencia Politeknik Üniversitesi (Universidad Politécnica de Valencia), Paris Le Corbusier Vakfı işbirliğiyle uluslararası bir konferans düzenliyor. 18-20 Kasım tarihlerinde üniversitenin mimarlık fakültesinde gerçekleşecek LC 2015 konferansı, Le Corbusier’nin yaratıcı işlerinin arkasındaki disiplinlerarası düşünceye odaklanıyor. Bu nedenle konferans, mimarların yanı sıra sanatçılara, tarihçilere, yazarlara ve diğer yaratıcı disiplinlerin katılımına açık. 3 Mart tarihine kadar bildirileri kabul eden etkinlik, katılımcılarını 7 Nisan tarihinde açıklayacak.
Sardunyalı sanatçı Cristian Chironi’nin uzun soluklu projesi “My House is a Le Corbusier” (Benim Evim Bir Le Corbusier), 12 ülkede Le Corbusier’in tasarladığı 30 konutta belirli bir süre yaşamayı kapsayan bir yolculuk programı. Bir Le Corbusier konutundan ötekine atölyesini taşıyarak üretmeye devam edecek olan sanatçı, ziyaretlere ve etkinliklere de açık olacağı sürecin sonunda, her yapının kendine özgü karakterinin ve iletişimin işine nasıl etki ettiğini değerlendiren, bugünün mimarlığını da sorguya açacak bir çalışma yayınlamayı planlıyor.
Mobilya devi Cassina, Le Corbusier’ın ölüm yıldönümü anısına ünlü mimarın tasarımlarını, renk ve deri detayları değişikliğiyle yeniliyor. Bu yılın başında IMM Cologne’de tanıtılan yeni LC koleksiyonu renk alternatifleri, organik deri ve mikrofiber kumaş detayları eklenerek, üretim aşamasında da çevreye duyarlı ve daha az toksik üreten hexavalent krom teknolojisi ile sunuluyor.
Magnum Photos, Le Corbusier fotoğraflarından bir seçki sunarak ünlü mimarı anıyor. Rene Burri imzalı fotoğraflar, 50’li ve 60’lı yıllarda Paris’teki atölyesinden Güney Fransa’daki yaz tatillerine Le Corbusier’nin pek çok anını objektife alıyor.
Türkiye’de ise TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Belgesel Sinema Kulübü, bir Le Corbusier filmleri gösterimi düzenledi. Ekim ayında gerçekleşen İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali gösterim programına giren filmlerden oluşan ve mimarın Hindistan yıllarına odaklanan seçki, “Le Corbusier ve Hindistan” başlığı ile izleyicilerle buluştu.
Geçtiğimiz yılın sonunda YEM Yayın tarafından Türkçe’ye kazandırılan iki ciltlik Modulor da, ölümünün 50. yılında ikon mimara yapılan bir saygı duruşu niteliğinde. Le Corbusier’nin “Modulor” adını verdiği sistem, o dönem geçerli olan metreye ve İngiliz ölçü sistemi “inç-foot”a (ayak-başparmak) meydan okuyarak, insan bedeninin boyutlarına ve Altın Oran hesabına dayanarak yeni bir ölçü sistemi teşkil eder. Modulor kitabı Türk okurlar için de ayrı bir öneme sahip: Le Corbusier, ölçü sistemini açıkladığı iki ciltte savını desteklemek üzere verdiği örnek çizimler içinde, 1911 yılında çıktığı Şark Seyahati sırasında geldiği İstanbul’da Ayasofya, Topkapı ve Kariye için yaptığı krokilere ve çeşitli gözlemlerine yer veriyor.





