Maison & Objet fuarı geçtiğimiz Eylül ayında çalışma alanlarının hibritleştiği “Work!” teması ile gerçekleşti. Akıllı telefonununuz olduğu her yer bir çalışma alanı olabiliyorken, dijitalleşme ve mobilite iş birlikçi çalışma şekillerini teşvik etti. Tüm bu akışkan zeminde; kişiselleşme ihtiyacı arttı ve son yıllarda “iyi hissetme” üzerinden gelişen “wellbeing” teması hayatımızın bir çok alanında kendini gösterdi. Yaşama alanlarında otel konforu, ev estetiğini tamamen değiştirdi.
Tasarım, artık iyi hissetmemize neden olacak bir ara yüz konumunda. Beden ve ruh arınması ile daha verimli çalışma, daha kaliteli bir yaşam tarzı sürme anlayışı, kendini açık mekanlara, seyahat ederek çalışmaya, paylaşımlı ofislere, otel çalışma alanları gibi mekanları yeniden tanımlayan hibrit konseptlere bıraktı.
Tasarım üzerinden yaşamı iyileştirmeye verilen önem bugün sadece milenyallerin değil, daha geniş bir profilin tercihi oluyor. Malzeme bukonsepte en direkt karşılık gelen ve kullanıcının birebir ilişki kurduğu bir eleman. Dokunma hissi, ürün ile duygusal bağ kurmaya sebep oluyor ve doğal taş ile mineraller ürünün odağı haline geliyor. Bu sene Maison&Objet ve Paris Tasarım Haftası’nda, malzeme üzerinden iyileşme konseptlerine karşılık gelen bir tasarım seçkisi hazırladık.
Paris’te çalışmalarını sürdüren Studio Nocc; bu sene Paris Tasarım Haftası kapsamında trend ajansı NellyRodi’nin Paris’in 9. Mahallesinde 18. yüzyıldan kalan bir yapıdaki (Hotel Particulier) ofisinde ajansın 10. yılı için bir kürasyon gerçekleştirdi. Tasarım ve bilim kesişiminde çalışmalar gerçekleştiren Studio Nocc’un, kullanıcıyı iyi hissettiren mekanlar ve objeler tasarlama üzerine bir metodolojisi bulunuyor. Bu doğrultuda tasarımlarında doğal taş kullanan ikili, malzeme üzerinden iletişim kurmaya inanıyor.
Son yıllarda tasarım sahnesinde genç tasarımcıları bir araya getirip alternatif üretme ve sergileme biçimleri sunan, mekandan, galeriden bağımsız inisiyatifler olarak edisyonlu projeleri gözlemliyoruz. Theoreme Editions, çağdaş tasarım sahnesinde yükselen değerleri edisyonlu işler üzerinden bir araya getirip, alternatif tasarım koleksiyonları oluşturuyor. Oluşumun ürünler üzerinden kurduğu iletişim, güçlü bir estetiğe ve usta elinden üretime dayanıyor. Theoreme Editions kapsamında tasarımcı Joris Poggioli’nin tasarladığı Totem Book Shelf; totem estetiğine sahip, iç mekanda heykelsi görünümüyle bir sanat objesi gibi algılanan, doğal taştan üretilmiş bir kitaplık ve depolama ünitesi. Brutalist tasarım dili, dairesel köşelerle yumuşuyor ve farklı ebatlarda kişiselleştirilebiliyor. Bu sene Maison&Objet Rising Talents ödülleri kapsamında tasarımlarını sergileyen Kin and Company, tektonik estetiğiyle fuarda ön plana çıkıyordu. İkilinin tasarımları mermer ve çelik birleşiminden oluşuyor ve çeşitli geometrik formların ve renklerin birbirini tamamladığı bir matematik üzerinden asimetrik kompozisyonlar oluşturuyor.
Yine, Maison&Objet Rising Talents ödülleri kapsamında tasarımlarını sergileyen Bailey Fontaine, doğal formasyonlardan referans alan, megalopolis estetiğini ürünlerine taşıyan bir tasarımcı. Mekana hareketlilik kazandıran ürünler tasarlayan Fontaine, kum, kömür, tuz, mineral, beton, alçı gibi malzemelerin gücünü ortaya çıkaran, Giacometti heykellerine benzer bir estetik yakalıyor.










