Arter’de 2 Haziran–13 Ağustos 2017 tarihleri arasında “Görme Biçimleri” başlıklı bir uluslararası grup sergisi yer alıyor. Serginin küratörlüğünü Montblanc
Kültür Vakfı eşbaşkanları ve çok disiplinli küratoryal platform Art Reoriented’ın kurucuları Sam Bardaouil ile Till Fellrath üstleniyor. John Berger’ın 1972’de
yayımladığı ve görsel kültür üzerine çığır açıcı metinlerden biri kabul edilen Görme Biçimleri adlı kitabından yola çıkan sergi, sanatçıların dünyayı algılayışımızı
yeniden şekillendirmek üzere formdan yola çıkarak stratejileri araştırıyor. “Görme Biçimleri” çoğu Türkiye’de ilk kez sergilenecek 33 sanatçının
yapıtlarını bir araya getiriyor. Sergi MÖ 1000’den günümüze geniş bir döneme yayılan 70 yapıta ev sahipliği yapıyor ve resim, heykel ve fotoğraftan ses,
film yerleştirmeye çeşitli mecralara uzanıyor. Fred Sandback’in dikey konstrüksiyon yerleştirmelerinden biri, video sanatının öncülerinden Paul ve Marlene
Kos’un 1976 tarihli “yıldırım” videoları, James Turrell’in 1968 tarihli projeksiyon işi ve Gustav Metzger’in “Tarihi Fotoğraflar”ından iki örnekle 1940’lardan
desenleri gibi erken dönemlerde yeni ufuklar açmış kimi işler de sergide karşımıza çıkacak yapıtlar arasında.
“Görme Biçimleri”, izleyiciyi aşina olduğumuzu düşündüğümüz formları ve kavramları sanatçıların yenilenmiş görünümler ve anlamlarla uyumlu hale
getirdikleri çeşitli yolları araştırmaya davet ediyor. Sergilenen yapıtların her biri yeni bir gerçekliğin belirmeye başlamasına izin vermek üzere bizi ikinci kez
bakmaya çağırıyor. Sergideki sanatçıların bir kısmı, sözgelimi James Turrell, Hans-Peter Feldmann veya Fred Sandback, sanat yapıtı ile sergilendiği mekân
arasındaki sınırları belirsizleştiriyorlar. Diğerleri, örneğin James Webb, Vik Muniz, Walid Raad veya Gustav Metzger, izleyiciye sanat yapıtına erişmenin
yeni bir yolunu sunuyorlar. Bir kısmı ise, Shana Moulton, Chris Bond, Andreas Gursky veya James Casebere’in yaptığı gibi, kendi janrlarının teknik ve
biçimsel olanaklarını uçlara taşıyorlar. Son olarak, Salvador Dalí, Mona Hatoum, Alicja Kwade, Hassan Sharif veya Markus Schinwald gibi tanıdık objeleri
yeni bir anlam katmak için dönüştürenler var.
İzleyicinin bir sanat yapıtını anlama arzusu asla yapıtın içinde yaratıldığı geleneklerin ardında yatan politikalardan ve sergilenmesi için başvurulan mekanizmalardan
tümüyle ayrı düşünülemez. “Görme Biçimleri” sergisi dönemler, janrlar ve sözde “izmler”in katılıklarını sorguluyor ve çizgisel olmayan bir
zaman anlayışını benimsiyor. Sergideki yapıtların büyük kısmı taşımakta oldukları sanat tarihsel referansların eleştirisini de sunuyor ve çoğunlukla içinde
sunuldukları siyaset yüklü bağlamların altını çiziyorlar.
“Görme Biçimleri”, yeniden sanatçıyı şeylerin fiziki niteliklerini anlama ve ele alma biçimiyle bizim görme biçimlerimizi değiştirebilen ve böylece nesneleri
yapan birey olarak gören bakışa dönmeye de aracılık ediyor. Sanatçılar yılmadan bize gördüklerimizle bildiğimizi düşündüklerimiz arasındaki bağın asla o
kadar da basit olmadığını, ve görmenin, özünde, politik bir edim olduğunu hatırlatıyorlar.









