Heval Zeliha Yüksel Mimar / Architect

Tasarımı Mimar Gökhan Avcıoğlu & GAD Mimarlık tarafından yapılan Swissotel Resort Beach, Bodrum yarımadasında bulunan Turgutreis’te tasarlanan bir yapı kompleksi olup 26.600 m2’lik bir arazi üzerine yerleştirilmiştir. Az eğimli bir arazi üzerinde tüm yapı kütlelerinin deniz manzarası görecek şekilde konumlandırılan projede, 60 otel odası, 46 apartman ve 27 villa ile birlikte spa, havuz kompleksi ve kumsal bulunmaktadır. Ana sarmal otel kütlesi arazinin en üst kotunda konumlandırırken diğer konut yapıları araziye deniz manzarası görecek şekilde belirli bir düzen içerisinde yerleştirilmiştir. Ana kütlenin sarmal yapısı, hotel odalarının manzaraya hakim olabilmesi için yaratılmıştır. Yüksek yoğunluktaki yapı kütlesi, projenin girişi olarak kurgulanırken kütleden denize doğru yaratılan ana yaya yolu, allesi projenin iki ana aks üzerine kurulmasını sağlar. Swissotel Resort Beach projesinde yaratılan bu güçlü yaya allesi projenin sahil bölümünü bir odak noktası haline getirirken yapıları sahilde tasarlanan kumsal, restoran ve bar bölümlerine bağlar.
Aynı zamanda bu ana dolaşım ağı, yapıları geliştirme ve sitenin dolaşımında bir arka omurga görevi görmektedir. Apartman ve villalar bir seri platformlar üzerine inşa edilmiştir, konsept olarak iki katlı yaratılan yapı kütlelerinde yatak odaları üst kotlarda çözümlenirken, ana yaşam alanları bahçe, giriş kotunda yer alır. Genel Bodrum arazi tipolojisinden farklı olarak az eğime sahip olan bu alanda çözümlenen proje bölgedeki başarılı mimari çözümlemelerin en güzel örneklerinden biridir.
GÖKHAN AVCIOĞLU İLE SWISSOTEL RESORT BODRUM PROJESİ ÜZERİNE
Projenizi tasarlarken nelere dikkat ettiniz? Bodrum’un yerel mimarisinde beyaz renk hâkim iken sizin ortak kullanım alanında bej renk doğal taş kullanıp, villalarda koyu gri doğal taş kullanma sebebinizi öğrenebilir miyiz?
Turgutreis’in mevcut yerleşim planlarında ve imar haklarında Bodrum’un diğer köylerinde verilmiş yoğunluktan daha fazla bir yoğunluk kullanımı var, projenin belki de en önemli özelliklerinden bir tanesi de bizim bu yoğunluk şartlarına göre değil de, var olan deniz manzarasından projenin faydalanmasına önem verişimiz.
Bütün Turgutreis sahili boyunca deniz kenarından geçmesi planlanan imar yolunun, yerleşim alanlarıyla oluşturduğu kopukluğun giderilmesi, tersine bu yolun bir promenade gibi günün her saati ve gecesi denize bağlanan bir aktivite alanına dönüşmesi ve bizim arsamızdan başlayarak Turgutreis marinaya kadar halka acık kullanımın yeni iskeleler, plajlar, küçük kafeler ve restoranlarla yeme-içme mekânlarıyla desteklenmesine (yaklaşık 4 km) dikkat edildi.
Bir başka dikkat edilen konu ise konut çözümlerinde farklı gelir grupları ve aile birey sayısına göre çoklu alternatif oluşturması ve yine program gereği otel biriminin en arkada yol kenarını çok katlı bir kullanımla yerleştirerek her odadan Turgutreis sahil manzarasından yararlanılması oldu. Ortaya çıkan lineer yapının terasının gene harika gün batımı keyfinin bir etkinlik alanına dönüştürülerek, özellikle gün batımı seyri için bir buluşma alanına dönüştürülmesi oldu. Otel kabul ve lobi alanından başlayarak doğrudan denize ulaşan bir iç promönad (alle) oluşturulması, lobiden olduğu gibi denize yönlenme, çevredeki köhnemiş beyaz tonlarla oluşturulmuş yapılar arasında bir vaha inşaa etmek esas amacımızdı. Yeşili bol, hatta taşları bile toprak rengi bir çevre oluşturmaya özen gösterildi. Arsadan başlayan ve marinaya kadar giden yeni bir çevre yaratmaya dikkat edildi.
Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.











