Venedik Bienali 56. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu’nda, günümüzün önemli kavramsal sanatçılarından Sarkis’in (d.1938, Çaylak Sokak, İstanbul) “Respiro” başlıklı yerleştirmesi yer alıyor. Defne Ayas (Witte de With Güncel Sanat Merkezi Direktörü) küratörlüğünde gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu’nda Respiro sergisi, 22 Kasım 2015 tarihine kadar Venedik Bienali’nde izlenebilecek. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) koordinasyonunda gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu sergisi, bienalin ana mekânlarından Arsenale’deki Sala d’Armi binasında yer alıyor.
“Respiro ile zamanların başlangıcına, ilk gökkuşağına, diğer bir deyişle ışığın ilk kırılma anına gideceğiz. Tarih içindeki belirli anlara sabitlenmek yerine bugünün ve uzak geçmişin güncelliğine aynı anda sahip çıkacağız. Durağanlığa karşı dönüşmeye, dönüştürmeye, nefes almaya, hissettirmeye devam edeceğiz.” Sarkis, 2015
Sarkis, bugüne kadar ürettiği tüm işler arasında Respiro’nun kişisel açıdan en zorlayıcı olanı olduğunu belirtiyor. Respiro, Sarkis’in Kriegsschatz (savaş ganimetleri) kavramıyla içten ve derin meşguliyetini ortaya koymanın yanı sıra sanat tarihi külliyatlarından Paolo Uccello’nun Louvre’da sergilenen San Romano Savaşı, Matthias Grünewald’ın Colmar’daki Unterlinden Müzesi’nde sergilenen Isenheim Sunağı, Giorgione’nin Venedik’teki Akademi Galerisi’nde sergilenen Fırtına tablosu gibi eserlere de atıfta bulunuyor. Sergide, Sarkis’in Roma’daki San Luigi dei Francesi Kilisesi’nde yer alan Caravaggio resimleriyle çevrelenmiş mekâna gönderme yapan, bire bir ebatlarında kesilmiş kırmızı camdan bir sunak da yer alıyor.
Ortaçağa özgü tekniklerle yapılmış ve ortak bellek görüntülerinden oluşan 36 parça vitray pano, Sarkis’in deyimiyle “elmas küpeler gibi” mekânın tavanından sarkarak yerleştirmeyi bütünlüyor. Sarkis, bu vitraylarla imgeyi çerçeveliyor, imgenin hatlarını belirliyor, yakalayıp hapsediyor. Aydınlatılmış cam panoların resimlerle oluşturduğu bu orkestrasyon, acı, savaş, eros ve otobiyografik anlatılar resmederken ustalıklı bir insanlık eleştirisi sunuyor. Birçok farklı imgeden oluşan vitray panolar arasında ateş avuçlayan el, Ayasofya’nın yüksek duvarlarından aşağı bakan mozaik melek tasviri, nar tezgâhının önünde gülümseyen Hrant Dink, hazırlıksız yakalanan uykulu bir Sergei Parajanov, Mimar Sinan’ın Mihrimah Sultan’ı kucaklayışı ve Sarkis’in anne ile babasının mezarları da yer alıyor.
Aynalar, vitray panolar ve sanatçının diğer ikonik eserlerinden oluşan Respiro, İtalyanca’da “nefes” anlamına geliyor; sanatçının ürettiği gökkuşağının yedi renginin çiziminden esinlenen Jacopo Baboni-Schilingi’ye ait bir besteyle tamamlanıyor. İlk nefesini 3 Nisan’da alan ve 23 Nisan’da hayat bulan Respiro, 7 gün 24 saat kesintisiz olarak çalacak bu beste ve gökkuşağının sönmeyecek ışıklarıyla bienalin sonuna kadar nefes almaya devam edecek.
“Sarkis, sanat ile evrene dair duruşunu ustaca bir araya getirebilen ender sanatçılardan. Günümüzdeki derin belirsizlikler karşısında, Sarkis’in bu başyapıtı, insanlık tarihini yeniden değerlendirmek için taptaze bir önerme. Respiro ile sanatın potansiyeli yeniden ivme alacak, sergi bizlere yeniden bir alan açacak. Mimari kurgu, vitraylarda şifrelenmiş sinyaller, saklanmış çerçeveler sayesinde belki biraz canımız acıyacak fakat ışıkla da buluşup iyileşme şansımız olacak. Sarkis’in zengin birikimi, sanatının dönüştürücü gücü, zamansızlığı ve zamanındalığı bize umut veren…” Defne Ayas, 2015




